İş hayatında iyiler ve kötüler

Hayatın her aşamasında iyiler ve kötüler olduğu gibi iş hayatında da iyiler ve kötüler varlar ve olmaya devam edecekler. Bunların bazıları ekip arkadaşlarınız, bazıları ise belki de yöneticileriniz olacak. Ama size samimi bir sır vereyim: Bu kötü dediğimiz kişilerden öğreneceğiniz ve deneyimleyeceğiniz daha çok şey olacak ve onlar size inanılmaz kılavuzlar olacaklar.

İş hayatımda karşılaştığım her zorluğun veya her kötü tecrübenin beni bir sonraki aşamaya daha güçlü hazırladığını söyleyebilirim. Yaşarken, bunlarla başa çıkmaya çalışırken tabii ki kolay olmuyor ama sonunda oluyor.

Öncelikle bu dünyada iyi insanlar ve kötü insanlar olmak üzere iki tip insan olduğunu kabul etmenizi öneririm. Hayat herkese eşit davranmamış, doğru insanlarla karşılaştırmamış olsa da iyi insan olmayı seçmek birinci kuralımız.

Ne olursa olsun doğrudan sapmadan çalışmamız gerekiyor. Hayatımızdaki yarışımız kendimizle olmalı. Her gün yatağa yatarken “Bugün dünden daha iyi ne yaptım?” diye sormalı insan kendine.

Size verilen işlerimizi büyük bir dikkatle ve özenle yapmaya çalışmak ve bilmediğiniz zaman sormak, gerekirse yardım almak, iş hayatında ekip çalışmasına ne kadar uygun olduğunuzun göstergelerindendir.

Yardım aldığınız kişiye teşekkür etmek ve eğer başarınızda bir rolü varsa bunu insanlarla paylaşmak kendine özgüveni olan kişilerin yapabileceği davranışlardandır. Hiçbirimiz okuldan mezun olur olmaz her şeyi bilerek iş hayatına başlamadık. Hatalar yaptık, yaptığımız hatalardan dersler almaya gayret ettik. Hatalarımıza da başarılarımız kadar sahip çıktık.

Çalıştığınız kurumlarda herkesin ama herkesin ortaya çıkan başarıda emeği olduğunu asla unutmayın. Herkese teşekkür etmeyi, rica etmeyi ve takdir etmeyi sakın unutmayın.

Sadece üstleri ile iyi geçinen kişilerin bir süre sonra çok yalnız kaldıklarını ben iyi gözlemledim, bana güvenebilirsiniz. Kim olursa olsun, ne iş yaparsa yapsın, herkes sonuçta çalışıp para kazanarak hayatını devam ettiriyordur. Kimse kimseden insan olarak üstün değildir. Sakın bunu da unutmayın.

Yaptığınız her işe sonucu ne olursa olsun sahip çıkmanızı öneririm. Yapılan yanlışlar için bahaneler üretmek, başkalarını suçlamak bana göre kötü insan davranışıdır.

Kurumlar içinde insanı başarısızlığa götüren en önemli davranışın ne olduğunu size söyleyeyim mi? DEDİKODU… Sakın bu kara deliğe düşmeyin. Başkalarının dedikodusunu yapanlar ilk fırsatta başkalarıyla sizin de dedikodunuzu yapacaklardır. Dedikodu sizi iş yapamaz, negatif, başarısız insanlar haline dönüştürür. İş hayatındaki en kötü insanlar bence kurumlarına zarar veren bu insanlardır.

Kendi işinize odaklanın ve bu insanlardan hızlıca uzaklaşın. Yöneticiniz -ki olabilir- sizi dedikodu aracı olarak kullanmaya çalışırsa “bilmiyorum, duymadım, haberim yok” diyerek konuyu kestirip atın. Unutmayın, “birinin adamı olmak” o adam orada olduğu sürece devam eder. Kimsenin adamı olmayın, işinizin insanı olun.

Kötülerle başa çıkmanın en önemli formülü iyi insan olmaya devam etmektir. Her şeye ve herkese inat iyi insan olmak sizi uzun dönemde çok başarılı kılacaktır.

Kısa dönemlerin insanı olma lüksümüz yok arkadaşlar. Uzun bir yolculuğumuz var ve bu yolculukta hep iyi olmaya gayret edin. Bundan da şunu çıkarmadığınızı düşünüyorum: İyi insan, herkese evet diyen, boyun eğen insan demek değildir. İşine odaklanan, işine sahip çıkan, hakkını koruyan ve başkalarının hakkına saygı gösteren kişilerdir iyi insanlar.

Kötü insanlardan öğreneceğiniz en önemli şey ise onların yaptıklarını iyi gözlemleyip onların yaptıklarını asla yapmayarak başarılı olmaktır.

“Kendinizi geliştirmeye o kadar çok zaman harcayın ki başkalarının yaptıklarıyla ilgilenmeye ve onları eleştirmeye vaktiniz olmasın.” demiş Elon Musk.

Sevgilerimle…

Tuğba Şişik Reis

2022 yılı itibarıyla profesyonel hayatta 31 yılımı tamamlıyorum. Amacım kariyer hayatım boyunca yaşadıklarımdan yola çıkarak sizlere ilham olabilmek ve tecrübelerimle katkı sağlayabilmek. Devamını oku…

1 yorum

  1. Tuğba hanım merhabalar. Sitenizi yeni buldum ve yazılarınızı okuyorum. Kaleminiz güçlü, düşünceleriniz daha güçlü. Tebrik ederim. Belki bir gün yazılarınızı organize edip kitaplaştırabilirsiniz. Ben ufaktan bir kitap tadı hissettim. Yazınıza gelirsek, hakikaten bahsettiğiniz karakterler hep çevremizdeler. Sadece isimler farklı. Karakter ve duruş gösterebilmek gerek diye düşünüyorum. Bu şekilde en azından, kişi kariyerinde kaybediyor gibi gözükse bile aslında insan biriktiriyordur diye düşünüyorum. Saygılarımla.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir